HANGİ AK PARTİ?
Süleyman Kurt tarafından yazıldı.    |    24.03.2014

HANGİ AK PARTİ?

Kurulduğu günden itibaren istikrarlı bir şekilde seçmen ve oy oranını koruyan ve hatta artıran Ak Parti çok önemli bir viraja gelmiş durumda. Bilimsel ve siyasal olarak bu seçimlerde de oylarını artıracak ve ciddi bir zaferle çıkacak gibi gözüküyor. Ancak Ak Parti kuruluşu ile birlikte inşa etmiş olduğu 3 farklı seçmen kitlesinin beklenti, hedef ve amaçları birbirinden oldukça farklı ve makas gün geçtikçe de açılıyor. Seçim sonrasında yapacağı değişiklikler ve kadrolardaki yeni isimler bu üç farklı kitlenin bir kısmını tatmin edecek ama diğer iki kısmı memnuniyetsiz kılabilecektir. Bu Ak Parti için ciddi kırılmalara yol açabilir.

Peki nedir bu üç farklı seçmen kitlesi?

1.İslami Kaygılar (Milli Görüş)

28 Şubat sonrası, özellikle Refah Partisinin Türkiye ve Dünya siyasal İslam perspektifine kazandırdığı efsane görüş açısı ve ülkede kazandığı İslami ve global imajına rağmen, Kemalist oligarşinin tüm yolları kapamasıyla iktidarda kalması mümkün olamamıştı. O zamanlar milli görüş kredibilitesi ile birlikte, her ne kadar milli görüş kadroları bunu asla kabul etmese de, halk 28 Şubatta önü kesilen milli görüş imzalı geleneğin devamı ve temsilcisi olarak Ak Partiye oy ve destek verdi. Yani bu ilk kitleye göre Ak Parti Türkiye ve Dünyada Milli Görüş çizgisi ve kredisi ile teveccüh görüyordu. Dolayısı ile bu ilk kitlenin temel argümanı, İslam, Vatan, Millet ve Dava idealleri üzerine bina ediliyordu.

2.Liberal-Entelektüel-Pragmatik Kaygılar

Bu kesimde ortada duran, keskin İslami söylemleri olmayan, muhafazakâr ama siyasal İslamcı olmayan bir parti olarak destekledi. Dini maslahatlarla yakın ilgisi olmayan, ülkenin müreffef bir yaşam standardına yükselmesi, özgürlüklerin önünün açılması, dindar insandan zarar gelmez maslahatını benimsemiş, “kalbi temiz” bir kesim diye adlandırabileceğimiz bir kitle. Yine bu kitlenin içine, on yıllardır beklentileri hiçbir siyasal iktidar tarafından karşılanmayan Alevi kesimi de dahil edebiliriz. Zira bu kesim de yıllarca elde edemediği ve edemeyeceği birçok imtiyazı bu iktidar ile elde etti ve daha fazlasını istemeye devam ediyor. Bu kitlenin oy vermekteki amacı, ne kadrolarının ve liderinin, ne de siyasal ve İslami düşüncesinin önemsenmesi değil, ülkede ekonomik, siyasal, toplumsal, kültürel ve politik istikrar devam etsin, ülke ele güne muhtaç olmasın yatırımlarımız şirketlerimiz devam etsin, sekteye uğramasın diyen bir kitleden bahsedebiliriz.

3.Yanında Değil, Karşısındaki Kitle

Bu son seçmen kitlesi henüz ortaya çıkmış ve Ak Partinin en çok dikkat etmesi gereken bir kitledir. Zira bilimsel istatistikler de göstermektedir ki bu kitle yaklaşık %6 – 10 civarında bir oy oranına sahiptir. Bu kitle özellikle 7 Şubat ve 17 Aralık darbe girişimleri sonrasında ortaya çıktı. Daha önce Ak Parti’ye hiç oy vermemiş, Milli Görüş (Saadet Partisi), MHP, BDP, BBP Gibi birçok partiye oy vermiş karma bir tabandan oluşan bir kitle bu yerel seçimlerde oyunu Ak Parti lehinde kullanacak. Bununla birlikte sosyolojik olarak bilinen ve kabul edilen, daha önce hiçbir siyasi partiye oy vermemiş, genel olarak siyasal İslam fikrini benimseyen, hatta oy vermeyi demokrasiye angaje olmak ve hatta “günah olarak” kabul eden çok ciddi bir kitle de yine bu seçimlerde Ak Parti’ye oy verecek. Aslında genel maslahat itibarı ile Ak Parti politikalarını benimsemeyen, hiçbir seçimde destek ve/veya oy vermemiş olan, itikadi, siyasi, politik ve sosyolojik olarak aynı merkezde buluşması pek mümkün olmayan bir kitle de yine bu yerel seçimlerde Ak Parti’ye oy verecek.

Peki neden bu kitleye çok dikkat etmesi gerekiyor? Çünkü bu kitle Ak Partinin yanında yer aldığı için değil, ülkeye vatana millete ihanet eden, casusluk ve şantaj çetelerine karşı olduğu için, evlerini iş yerlerini, kamu mallarını yağmalayıp yakıp yıkılanlara karşı oldukları için oy verecekler. Yine 7 Şubat, Gezi ve 17 Aralık süreçleri gün yüzüne çıkmış Emperyalist güçlerin silahsız ve askersiz darbe girişimleri olarak Türkiye tarihindeki yerini alırken, bu kitle bu dış müdahale girişimleri karşısında da kimi İslami, kimi milliyetçi kimi de vatan müdafaası için Ak Parti’yi destekleyecek. Zor günde seçimler üstü bir bakış açısı ile Erdoğan’a ve kadrolarına, aslında Ak Parti’ye bir şans vermek için oy verecekler. Eğer Ak Parti bu şansı değerlendiremez ve bu kitleyi hayal kırıklığına uğratırsa, getirdikleri kadar götürmek suretiyle sürecin tersine seyretmesine de sebep olabilecek bir kitle bu. Zira Ak Partili bir seçmen değil.

Sonuç

Ak Parti bu seçimlerden hemen sonra alacağı kararlarla, bu üç seçmen kitlesinden hangisine temayül edeceğini gösterecek ve çok zor bir sınav verecektir. Halk bu seçimle birlikte aslında Ak Parti’ye bir mesaj ve son bir şans verecek.

Ak Parti, şiddetli tavrını normalleştirir, kazanımlar ile orta ve uzun vadeli planlarda esnekliklere gider, liberal elit kesimi korumak için ise AB Sürecinde kararlı ilerlemeler kaydeder, dini özgürlük alanlarını korur ve geliştirirse, ortalama seçmen beklentisini yakalayabilecek ve inşa etmek istediği Türkiye için yoluna devam edebilecektir.

Umuyorum ki, bu halkın ve İslam dünyasının onlarca yıllık kazanımları, Emperyalizmin şantajlarına boyun eğmez ve Ak Parti kendisine verilen bu şansı iyi değerlendirir. Zira bu ülkeyi çok zor kazandık kaybetme lüksümüz ise hiç yok.

 

 

24.03.2014

Süleyman KURT

twitter.com/slymnkurt