KAHRAMANLAR HEP DİK DURUR
Süleyman Kurt tarafından yazıldı.    |    06.11.2013

Yetmiş ve seksenli yıllarda doğanlar hemen hatırlayacaktır, İhvan ve Mısır döneminin o en çetin günlerini anlatan romanları. Lise yıllarımızda her güne bir kitap okur, zindanları, direnişi, acıyı, kasveti, hüznü yüreklerimizin ta derinliklerinde hissederdik. Ellerimiz titreye titreye her bir sayfasını yaşayarak okurduk o kitapları. Bazı bölümlerde kaçar sessizce ağlayarak devam ederdik. O günlerde kadınlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız kahramanlarımız katlediyordu, Mısır zindanları, o kasvetli duvarlar utana utana tertemiz Müslümanları saygıyla misafir ederdi.

Biz o satırları bir romanın sayfalarından okurken tam anlayamazdık. Aslında o hayal ürünlerinin birer yaşanmışlık olduğunu. O yıllar diye başlayan satırlarımız sonraları eskiden olarak değişti. Sanırdık ki o eski satırlar çok eskilerde kaldı. 

Hatırlayacak olursak hep aynı senaryo tekrar edilirdi, özür dile, geri adım at, dinini yaşa ama siyasete, ülke yönetimine karışma derdi o diktatör zalimler. Sonra kahramanlarımızı yazardı o sayfalar, acılar, kan, gözyaşı, zulüm, işkence altında asla geri adım atmayan bizim kahramanlarımızı…

Çocukluğumuz ve gençliğimizin birer örnek modeli, kahramanı olurdu o yiğit direnişçiler. Kendimizi hep onların yerine koyar, onların acı ve direncini hissederdik. Beyazıt meydanında sloganlarla polis barikatlarına yürürken de hep o motivasyonla yürürdük…

Yıllar sonra yeniden Suriye ve Mısır sokakları yine Müslümanların kıyamıyla, acı ve hüzünleriyle yankılanmaya başladı. Aynı zalimler yeniden sahneye çıktı ve aynı kahramanlarımız yine sayfalarımızda yer buldu.

Suriye’de İran, Rusya, Çin ve Şebbiha çetelerine karşı çetin bir sınav veriyordu bizim kahramanlarımız. Yine ellerimizin ve yüreklerimizin ateşini bir akabe provasında birleştiren, yeni yüz yılın kahramanı, onurlu ve asil savaşçı, kutsal direnişimizin bayraktarı, sayın Muhammed Mursi var artık…

Onu o nur yüzlü tebessümüyle çocuklarımıza anlatacağız, direnci, onuru, haysiyeti, mücadele ve sabrı öğreteceğiz. En çokta dimdik bir akideyi ve dindim adam olmayı onu örnekleyerek öğreteceğiz.

Binlerce şehid verilmiş bu kutsal direnişimiz, Furkan Doğan’larla, Ahmet Yasin’lerle, Esma Biltaci’lerle, Muhammed Mursi’lerle yürüyecek inşaallah. 

Allah’a şükürler olsun ki, çocuklarımız Mursi’nin dimdik duruşunu unutmayacaklar. Rabia işaretini asla unutmayacaklar İnşaallah. Emperyalizmin piyonları mahkeme tiyatrosu kurdular, Mursi ve sadık dostları mahkemede dimdik durdu. Tüm sanıklar mahkeme heyetine arkasını döndü. Mursi o nur yüzlü tebessümüyle, dimdik durdu. Seninle gurur duyduk ey çağımızın kahramanı…
Bak oğlum bu Muhammed Mursi, senin kahramanın da işte bu diyeceğiz…

Ellerimiz, yüreklerimiz, göz yaşlarımız senin dik duruşunda birleşti. Teşekkür ederim kahramanım…

Süleyman KURT

06.11.2013