ODTÜ’DE ASIL HEDEF NEYDİ?
Süleyman Kurt tarafından yazıldı.    |    09.09.2013

ODTÜ’DE ASIL HEDEF NEYDİ?
Geçtiğimiz günlerde Ankara’daki Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencisi iki üç kişilik bir grubun başı örtülü öğrencilerin karşısına dikilip “Müslümanlar giremez” mealindeki “Cemaat Giremez” pankartlarıyla tahripkar ve provakatif saldırıları sonrasında anlamsız bir şekilde hedef ve amaç ilişkisi açısından zihinleri zorlayan bir ikilem oluşturuldu.
Dertleri yada tepkileri Müslüman kızlara yada “türbanlılara” değil de cemaateymiş. 
Şimdi lafı hiç uzatmadan bu olayın çok yakın tarihlerdeki örneklerine bakalım.

Ne dedi Gezi terör olaylarının organizatörleri, mesele ağaç, yeşil, çiçek, böcek. Peki sonra ne oldu şehirler savaş alanlarına çevrilip, ağaçlar söküldü polislere fırlatıldı, hepsinin görüntüleri ortada. Bazı İslami çevreler de alanlara mescid-i dırar’lar kurarak onlara meşruiyet kazandırmaya çalıştı ve kendisini bitirdi. Sonra Kabataş’a o en büyük derlerinin yeşil, ağaç olduğunu iddia edenler asıl büyük dertlerini açığa çıkarmak suretiyle, 6 aylık bebeği ile yanında erkek olmaksızın kaldırımda yürüyen genç anneye hunharca ve düşmanca saldırarak yaraladı ve ağır psikolojik hasara sebep oldular. Yine arabalarında seyahat eden başı örtülü genç kadınların arabaları tekmelendi ve camları kırıldı, amaçları yine ağaç ve yeşildi…
Şimdi gelelim ODTÜ hadisesine…

İlk ve büyük hedef saptırma Türban değil, cemaat…
Öncelikle açıkça başörtüsünün yani Allah’ın net ve kesin emrinin karşısına dikilen bu terör örgütü üyesi yabancı uyruklu kızlar dertlerinin cemaat olduğunu ilan ettiler, hemen ardından kurumlarımız hedef saptırmaya alet olup, “örgütlenme hakkına” karşı eylem yapmayı tercih etti. Eyvallah, itirazım yok. Ancak o kadar konsantre olunmuştu ki, başörtüsü ile ilgili pankart açılmaması konusunda uyarı ve ısrar etmeye kadar götürdüler. Videodaki görüntülerden de anlaşılacağı üzere gözlerinden ve sözlerinde İslam düşmanlığı fışkıran bu arkadaşların derdi cemaat falan değil, İslam ve başörtüsüdür.

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ki, şayet dedikleri gibi cemaat özelinde bir saldırıysa neden cemaatin erkeklerine değil de, başörtülü kızlarına saldırdılar. Yok muydu iki tane erkek yiğitçe dikilsin Müslüman gençlerin karşısına? Yok. Bunu geçtik, madem mesele cemaat neden başörtülü kızlardan intikam alırcasına bir hırsla pankartı gözlerine sokmaya çalıştılar. Sadece o iki kişi mi cemaat için çalışma yapıyordu koskoca okulda. Bu örnekleri ve önermeleri çoğaltabiliriz. Biz asıl meseleye gelelim.
Şimdi oradaki başörtülü bacılarımız, cemaatten de olsa, partilerimizden, derneklerimizden, vakıflarımızdan da olsa biz sahip çıkacak ve tepkimizi koyacağız. Bizim fikir ve dünya görüşü olarak farklı yönlerde olmamız, Müslüman kardeşlerimiz olan cemaat mensuplarına yapılan bu saldırıya sessiz kalacağımızı asla göstermez.

Bunun yanı sıra, ODTÜ özelinde islama ve İslami değerlere yapılan ilk saldırı değil bu, onlarcasını biliyoruz. Burada tıpkı yabancı kaynaklı, duran adam, merdiven boyama eylemleri gibi emsal teşkil edecek bir eylem modelinin startı vermek istendi. 
İslami hassasiyetlere sahip gençler olarak bu olaya tepki göstermemiz, protesto eylemleri düzenlememiz ise provakasyona alet olmak gibi bir gerekçeyle engellenmek durdurulmak istendi. Hukukçularımız iyi bilir, meşruu müdafa hakkı diye bir şey vardır. Eğer ortada bir “provakasyon” varsa yapılan o saldırıdır, verdiğimiz tepki değil… 

Sütçü İmam Pankartı…
Sütçü imam imzalı bir pankart vardı eylemde. Bu pankarta dair bazı rahatsızlıklar ve destekler söz konusu oldu. Rahatsızlık yaşanan olayın “başörtü” değil, “cemaat” yani örgütlenme temelli olduğu üzerineydi, bu ayrı bir tartışma konusu, ama pankart çok yerinde ve manidardı kesinlikle. Pankarta ve ihtiva ettiği mesaja dikkat edersek daha iyi anlayabiliriz. Ne diyordu pankart, “Başörtüye uzanan eller kırılır” Sütçü İmam’ın Torunları…

Kimdir bu Sütçü İmam peki? 31 Ekim 1919 günü hamamdan çıkan 3 Türk kadına Fransız-Ermeni lejyonerleri “Burası artık Türk memleketi değildir. Fransız müstemlekesinde peçe ile gezilmez!” diyerek kadınların peçelerini zorla açmak istemişlerdi. Bunu üzerine Sütçü İmam gereken tepkiyi provakasyona gelme endişesi gütmeden ve zamanında vermiştir. İşte bu imamın torunları bu pankartı hazırlamıştı. Bugün 2013 yılında yine Fransız kökenli bir öğrenci, burada başörtü ile gezilmez mealindeki saldırılarıyla karşımızda. Bu pankart ve bu tepki son derece yerinde ve kararında bence…

Sonuç olarak ODTÜ Hadisesi cemaate değil başörtülülere yani İslami değerlerimize bir başkaldırıdır. Hiç normalleştirmeye eğip bükmeye çalışmayalım. Sonuç olarak İslami bir simge olan başörtüsü burada dikkatle ve hassasiyetle seçilmiş, özenle hefe konulmuştur. Hemen ardından bu İslam ve türban dostu Fransız gençler dertlerinin türban değil cemaat olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Asıl hedefi her zaman sinsice gizlemeye çalışan bu zihniyet, artık İslam, halk ve millet düşmanlığını gizleyemez oldu ve açık veriyor. ODTÜ’de asıl hedef İslam ve başörtümüzdü…
Selam dua ve muhabbetle…

09.09.2013